Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 33°C
Az Bulutlu
ALTIN 229,9853
DOLAR 6,0690
EURO 6,9463
BITCOIN $6.499
denem
denem

Yeni çıkan kitaplar LİSTE (Mayıs 2018)

01.06.2018
A+
A-
Yeni çıkan kitaplar LİSTE (Mayıs 2018)

Kitap okumayı seviyor ve en popüler kitapları yakından mı takip ediyorsunuz? ‘En son çıkan kitaplar benden sorulur’ diyorsanız tam da size göre bir haberimiz var. Çeşitli yayınevlerinden çıkan yeni kitapları sizler için toparladık.

Kitap kurtlarını sevindiren bir haberimiz var. Yeni çıkan kitapları merak ediyorsunuz bu haber işte tam size göre. Romanından araştırmasına, bilim kurgudan polisiyeye kadar birçok yeni çıkan kitabı sizler için derledik. İşte karşınızda Mayıs ayında yayınevlerinden çıkan yeni kitaplar:

Şibli Numani, Anadolu -Mısır -Suriye Seyahatnamesi, Dünya Bizim Yayınları

Orjinal adı Sefernâme-i Rûm u Şâm-u Mısır olan bu eserde bilge bir âlimin Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Ortadoğu coğrafyasında yaptığı seyahatini ve gözlemlerini bulacaksınız.

Osmanlı Devleti’nin önde gelen şahsiyetleri yanısıra gezdiği gördüğü yerlerdeki incelediği eğitim kurumları hakkında da bilgi veren Şiblî Numânî, bu eseriyle dönemin toplum yapısını ve insan ilişkilerini de konu edinmektedir.

 

 

 

Mehmed Akif Ersoy, Safahat, Dünya Bizim Yayınları

Halkın içinden yükselmiş, ama halkın içinde kalmış bir şair; kendi milleti kadar, Doğu’yu ve Batı’yı dili, edebiyatı ve müziği ile bilen bir aydın; Veterinerlik Fakültesi’nin ilk öğrencisi ve birincisi; İstanbul Boğazı’nı yüzerek geçen, at binen, gülle atan ve güreşen bir sporcu; şehirde kapanıp kalmamış, Anadolu köylerindeki ahırlarda hayvan tedavi etmiş, gerçekleri yaşamış ve -neye mal olursa olsun- hep gerçekleri söylemiş bir adam; milletiyle birlikte savaşı, acıyı, yenilgiyi ve zaferi gören gözleri, her daim yaşlı duygulu bir insan, bir şair… Bu adam, “İstiklâl Marşı”mızın yazarı Mehmed Âkif Ersoy’dur.

O, bütün hayatı, ahlâkı, kişiliği, davranış ve düşünceleriyle birlikte, kendimiz ve çocuklarımız için, hiç çekinmeden, “İşte tam bir örnek!” diyebileceğimiz, bir millî kahramandır.

Onun eseri olan “Safahat”, bu milletin çağdaş destanıdır. Milletimizin bin yılda kıvâma ermiş olan ruh ve fikir olgunluğu, inanç ve ahlâk sağlamlığı, cesareti ve kahramanlığı -elbette kusurları ve tedavi çareleriyle birlikte- bu destanda dile getirilmiştir. “Kendisi”ni ve milletini öğrenmek isteyen genç aydınlar, onu okuyacak ve anladıkları kadar bu “millet”ten olacaklardır.

Mehmed Âkif gibi bir evlâda ve “Safahat” gibi bir esere sahip olmak, bir millet için, büyük bir şans ve büyük bir mutluluktur…

Ziyaeddin El Makdisi, Cennetin Sıfatları, Risale Yayınları

Peygamberimiz (s.a.): “Ya Rabbi! Sen bana şefaati vadetmiştin. Beni cennet ehli için şefaatçi kıl ki onlar cennete girsin.” diye dua etti.  Allah Teâlâ’da: “Seni şefaatçi kıldım ve onların cennete girmesine izin verdim.” buyurdu.

Allah’ın kelâmını en iyi anlayan ve anlatan insan Peygamberimiz (s.a.) olduğu gibi gayba ve cennete dair hususları da en iyi anlatan yine O’dur. Bu itibarla müellif, cennetle ilgili ayet ve hadislerin bir kısmını kitabına alarak Müslümanlara kendilerini nelerin beklediğini izah etmek istemiştir.

 

 

Vehbe Zuhayli, Günümüz Meselelerine Fetvalar, Risale Yayınları

Kitabının içeriğini “Bu çalışmamda eski ve yeni fetva kitaplarını da inceledim. Bazı fetvalarda gördüğüm kapalı yerlerle alakalı farklı görüşleri; yaşayan bir ismi zorda bırakmamak ve vefat edenlere de hürmeten herhangi bir isim zikretmeden belirttim. Benim takip ettiğim metot genelde konuyu özetleyerek vermektir. Çünkü insanlar başka alanlara kaymadan, direkt olarak ve gecikmeksizin cevap bekliyorlar. Bazen de ihtiyaca binaen delilleri tespit edip, bizden öncekilerin o konudaki farklı görüşlerini açıkladım. Bu çalışmamla umarım doğru fetvalar sunmuşumdur. Şayet yazdıklarımız doğruysa Allah’ın bir fazlı olup yanlış ise şahsımdan ve şeytandandır. Allah ve Resulü (s.a.) bu yanlışlardan münezzehtir.” diye açıklayan Vehbe Zuhayli’ye göre Müslümanlar her konuda ciddiyetlerini artırarak kendilerini düşmanlarına karşı güçlendirmeli, saflarını birleştirmeli, eğitime önem vermeli ve yeni teknolojiler üretmelidir. Bunların gerçekleşmesi için de Müslümanların yeniden Kur’an-ı Kerim’e ve Sünnet-i Resulullah’a dönmeleri gerekir.

Allah Resulü (s.a.) şöyle buyurmuştur: “Allah, kim hakkında hayır murat ederse onu fakih kılar (Ona İslâm dini hususunda fıkıh bilgisi verir).”

 

 

Seyyid Kutub, İstikbal İslamındır, Risale Yayınları

Biz; insanların, Allah’a döneceğine, O’nun hayat nizamına uyacağına inanıyor ve yakinen biliyoruz ki İstikbal İslâm’ındır. Yine aynı şekilde inanıyoruz ki İslâm’ı, bütün ilim ve duygu alanlarıyla beşer hayatının nizamı olması esasından çıkarmak için sarf edilen ve edilecek olan bütün gayretler başarısızlıkla neticelenecektir. Hatta başarısızlık ve hüsran alâmetleri şimdiden belirmiştir. Çünkü hayattan uzaklaşma, ne bu dinde ve ne de başka hiç bir dinde yoktur.

 

 

 

 

 

Seyyid Kutub, İslami Çalışma Metodu, Risale Yayınları

Seyyid Kutub’un çağdaş İslâmî Hareket düşüncesinde geniş boyutlu etkiler doğurmuş olmasına rağmen hakkı, gereği gibi verilmemiştir. İslâm’a davet eden pekçok kimse Seyyid Kutub’un hareket yöntemine çağırmış ve “Seyyid Kutub Yöntemi” adı verilen şeyleri okumuş, ancak hareket düşüncesinde ve bizzat hareketin kendisinde özde hiçbir şey değişmemiştir. Çünkü Seyyid Kutub, sadece incelensin, öğrenilsin, kültürel bir inceleme konusu olarak ortaya çıksın diye hareket yöntemine dair şeyler yazmış değildir. O ne yazmışsa, bu yönteme inananlar, eğitim yollarının programını, çalışma şekillerini, bu hareket yöntemine uygun olarak planlansın diye yazmıştır.

İşitenler üzerinde büyüleyici bir etki bırakan ve fakat işitenlerin onun hakkında çok az şey bildikleri bu yöntemin sınırlarını belirlemeye ve mümkün olduğunca onun inceliklerini ihtiva eden bir tablo sunmaya gayret ettik. İnandığımız odur ki bu yöntemin gereği gibi anlaşılması ve ona göre bir oluşuma geçilmesi halinde, bütün olarak İslâmî Hareketin durumunda bu, gerçek bir devrim ortaya çıkaracaktır ve bu durum toplumdaki etkin güçleri Allah’ın izniyle İslâm’ın yararına değiştirecektir.

 

 

 

Özlem Albayrak, Toplum Yazıları, Görüş Yayınları

Toplum çok hızlı dönüştü. Bu dönüşümü sağlayan etkenlerden biri, 2002 yılında dindarları temsilen iktidara gelen siyaset kadrolarının, eski ideolojik devletin yasakladıklarının önünü tamamen açarak, görece özgürlük ortamı sağlamasıydı. Ama gündelik siyaset yazıları bu kitaba girmedi. Siyaset, toplumsala değdiği ve sosyolojinin nesnesi olarak kalabildiği ölçüde bu kitabın ilgi sınırları içine girdi. Kitabın içeriği ise Gezi’ye de 15 Temmuz darbesine de toplumsal cinsiyet farkındalığına da son dönemde giderek artan yalnızlık ve intihar olgusuna da katliamlara ya da Batı merkezli şehircilik anlayışına da aramızdan zamansız ayrılmış önemli simalara da dolaysız ve “hermenötik” yaklaşan, nesnesine yakın yazılardan oluşuyor. Amaç, değişimin künhüne vakıf olmak…

Dolayısıyla bu kitapta, 2010 yılında aramızdan ayrılan Hamit Can’dan, PKK’nın katlettiği güzel yüzlü öğretmen Şenay Aybüke Yalçın’a, Fidel Castro’dan Erbakan’a, Muhammed Ali’ye dek toplumsal popülaritesi olan ya da benim kişisel tarihimde yeri olan portreler kadar; bireyselleşmeden Cern deneyine, Emek Sineması meselesinden yeni devletler ve yeni sömürme biçimlerine, insanın mutluluk arayışından özel günler eleştirisine dek hemen her konu, alan veya bağlam sınırı olmaksızın kendine yer bulabildi.

 

 

Hasan Bünül, Önce Sat Sonra Yap, Görüş Yayınları

Bu kitabı yazmaya başladığımda iki hedefim vardı. Bunlardan ilki yolun başındaki girişimcilere bir başucu kitabı yazmaktı, ikincisi ise tüm girişimciler için bir fırsat olarak gördüğüm kitle fonlamasını yalın bir dille anlatmaktı. Ne kadarını başarabildim, takdiri okuyucuya bırakıyorum. Ancak iddia ediyorum ki bu kitabı okuduktan sonra hiç kimse finansal nedenlerle hayallerini ertelemek zorunda kalmayacak.

 

 

 

 

 

 

 

Mert Aydın, Dünya Kupası Tarihi, Profil Kitap

Ülkesinin Dünya Kupası’na gidecek milli takım kadrosunu tek tek seçip belirleyen diktatör kim? Hangi futbolcu Dünya Kupası’nda dopingli çıktığı için federasyon yetkilileri tarafından dövülerek evine gönderildi? İki farklı milli takımın formasıyla Dünya Kupası finali oynayan futbolcu kim? Hangi futbolcu kendi kalesine gol attığı için ülkesinde kurşunların hedefi oldu? Hangi ülke bir futbolcusunun bir başka ülkeye transferini engellemek için onu “Devlet Mülkü” olarak ilan etti? Muhalifleri tarafından bir komploya kurban edildiği için, Dünya Kupaları yerine yıllarca esir kamplarında ve hapishanelerde boy göstermek zorunda kalan ünlü futbolcu kim? Devşirme futbolcu akımını kimler, neden ve nasıl başlattı? Hangi futbolcu ülkesinin asimilasyon politikası kapsamında Dünya Kupaları’nda başka bir isim ile yer aldı? Hangi Dünya Kupası’nın Gol Kralı, küçük bir çocuğun IQ seviyesine sahip? Ülkesinin işgalini protesto etmek için işgalcilerin kurduğu milli takımla Dünya Kupası’na gelmeyi canı pahasına reddeden yıldız kim?

 

 

 

Orhan Efe Özenç, Zirvedekiler 1-Lionel Messi, Profil Çocuk

Kırılgan fiziği yüzünden “futbol oynayamaz” denildi, ama o yılmadı; çalıştı, çabaladı, tedavilere ve zorluklara göğüs gererek defalarca dünyanın en iyi futbolcusu seçildi. Kırılmadık rekor, çıkılmadık zirve bırakmadı. O, şimdi Barcelona’nın, Arjantin Milli Takımı’nın ve Şampiyonlar Ligi’nin gelmiş geçmiş en golcü oyuncusu, tüm çocukların ve gençlerin idolü. O, tek bir kulüple kariyerini tamamlamaya ant içen bir simge, bir başarı abidesi. O, kimilerine göre “Uzaylı”, kimilerine göre ise bir efsane; işte karşınızda, tarihin en  büyük futbolcularından birinin hikâyesi: Lionel “Leo” Messi!

 

 

 

Peter Gray, Haydi Çocuklar Çizelim, Profil Kitap

Bu eğlenceli ve anlaşılır, adım adım ilerleyen rehber kitapla fantastik resimleri nasıl çizeceğinizi öğrenin. İçinde insanların, hayvanların, dinozorların, hayalî karakterlerin ve hız araçlarının yer aldığı bu kitap size ilham verecek. Temel becerilerle başlayıp değişik materyaller kullanarak kısa süre içerisinde gerçekçi ve karikatürize çizimlerin nasıl yapıldığını öğreneceksiniz. “Haydi Çocuklar Çizelim!” çizim yapmak ve becerisini geliştirmek isteyenler için temel bir kılavuz!

 

 

 

Robyn Neild, Moda İllüstratörü Gibi Çizmek, Profil Kitap

İster tasarım fikirlerini kâğıda dökmek isteyen bir amatör, ister tekniğini geliştirmek isteyen bir illüstratör olun; adım adım ilerleyen bu rehber becerilerinizi geliştirip çizimlerinizin etkisinin giderek güçlenmesini sağlayacak. Uluslararası moda illüstratörü Robyn Neild’in keyifli çizimleri ve anlaşılması kolay açık metni bir dizi figürün, moda ve kumaş çiziminin nasıl yapıldığını gösterdiği gibi aynı zamanda size modacılık dünyasına dair paha biçilemez bir anlayış da kazandırıyor. Bu zarif, pratik rehber kitap kendi eşsiz çizim tarzınızı keşfetmeniz ve geliştirmeniz için size güven aşılayacak.

 

 

 

Cemalnur Sargut, İslam, İman, İhsan, İnsan, Nefes Yayınları

Hz. Ömer’den naklen ifade edilir ki Resûlullah (s.a.s) ashâbıyla sohbet ederken birisi çıkageldi ve Peygamber’in dizinin dibine oturarak sorular sormaya başladı: “Yâ Muhammed! Bana İslâm’ı anlat.” Nebî (s.a.s) dedi ki: “Allah’tan başka hiçbir ilâh olmadığına şahâdet edip namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan’da orucu tutman, yoluna güç yetirecek isen Beyt’i hac etmendir.” Adam: “Doğru söyledin.” dedi ve sordu: “Îman nedir?” Nebî (s.a.s) dedi ki: “Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, öldükten sonra dirilmeye, cennet ve cehenneme, kadere, hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna îman etmendir.” Adam yine: “Doğru söyledin.” dedi ve “İhsan nedir?” diye sual etti. Nebî (s.a.s): “İhsan, Allah’a sanki O’nu görüyormuşsun gibi ibâdet etmendir. Sen O’nu görmüyorsan O seni görüyor.” buyurdu. Adam yine: “Doğru söyledin.” diye tasdik etti. Elinizdeki bu kitapta ihsan bakış açısından şerî hakîkatlerin izahı yapılmaya çalışılmıştır.

 

 

 

Hüseyin Karaca, Kanlı Tarih Atlası, Çıra Yayınları

Orada merhamet varmış, burada acı

Kanlı yazılıp şanlı okunan tarih sayfaları

Kuzeyi, güneyi, doğusu ve batısı dünyanın

Atlasa işlenmemiş yeryüzü sayhaları

Yeni bir çağın doğum sancıları

İçlenmiş çocukların masumiyet şarkıları…

Şimdi biz ordularız vuruşuruz kana kan

Şimdi biz aşıklarız sevişiriz cana can

Şimdi biz İbrahimiz, İsmailiz, Hüseyiniz ve Yezid

Uzak Asya, Orta Doğu, Anadolu

Dersim, Madımak, Başbağlar, Dandanakan.

 

 

Nurettin Durman, Şiirin Kanatları Altında, Çıra Yayınları

Söze şöyle başlayabiliriz Farabi’nin “Şiirin Kanunları” Risalesi 52.sayfadaki tespitiyle: “Bazen, acemi bir şâirin, ‘sanatta usta bir şâirin dahi kendisine karşı yarışta güçlük çekebileceği kadar çok üstün dizeler üretebildiği vâki olabilir. Bu; tamamen şansa ve tesadüfe bağlıdır, böyle bir şair “kıyas yapan” şâir olarak adlandırılamaz.”

Şiirin geçmiş görkemli zamanlarını düşündüğümüzde günümüz şiiri, içinde yaşadığımız zamanın şiirini biraz da iyi niyetle ele almak icap ediyor. Kötücül bir bakış ile bakıla geldiğinde baştan işin sarpa saracağını da peşinen düşünmek gerekiyor. Şiir denilen kelimeler arası muhabbetin vazgeçilmezliğini mi konuşacağız ya da artık yaratılıştan bu yana şimdilik en gelişmiş teknolojik gelişmeyi de mi hesaba alarak konuşacağız. Şiir okunası bir şey olduğu için insanın konuşma hallerinin içinde yer alıyor. Gereklilik ve gereksizlik arasındaki mücadele nereye varacak diye de düşünebiliriz…

 

 

 

Zeynep İnan, Bugün Yalan Söylemek Güzeldi, Onto Yayınları

Tanışmadığımız bir apartman komşumuzun kapısını çalıp hiç iki dilim kek götürdük mü? “Geçti o günler artık, komşuluk öldü” mü? “ “ Götürdüm. Bir şaşırdı ama iyi ki de götürmüşüm, o günden sonra … “ mı?

Yaz sıcakları bastırdığında dışarıdaki canlar için kapımızın önüne her gün taze su koyuyoruz değil mi? “Aaaaaaaa valla hiç aklıma gelmedi” mi? “Koymazsam kendi içtiğim su boğazımdan nasıl geçsin” mi?

Çocuklar evimizin önünde bağrışa çağrışa oynamaya başladıklarında ilk ne gelir aklımıza? “Neden kendi evlerinin önünde oynamaz bunlar, ne biçim ana babalar var” mı? “Çok şükür cansız bedenleri kıyıya vurmayan, üstlerine bombalar yağmayan çocuklar da var” mı?

 

 

Ahmet Menteş, Taşayazma, Onto Yayınları

Sana yeni bir elveda güzel çiçek/ Gönlün taburcusuna ramak kala/ Bir hastalık keşfetti hekimler/ Ölümdür artık sonu/ Geçilmez kandan deryalar/ Zahidin kaldığıdır Gayya’yla Kevser arasında/ Kucağında camdan günahsız kaburgalarla/ Olmaz diyorum, bu zamanda olamaz/ Bunlar bugün, okunur ancak bir yerlerde/ Dokunur, olmayışı bu zamanın bir eski zaman/ Bizi bir süreliğine idare edecek olanlar da/ Gelirler birazdan/ İşte eşik, işte cilalı birkaç adım sızıyor içeri/ Yıldız artıklarıyla bezeli tavandan/ Sarkıyor sönmüş bir volkan gibi onurunuz/ Biz de ne zamandır merak içindeydik doğrusu/ Buyurunuz

 

 

 

Fatma Kurt Sarıaslan, İslamofobi-Batı Literatüründe İslam Algısı ve İslamofobi, Onto Yayınları

Batı, kendi ontolojik varlığını sürdürebilmek için zihinsel kurgusu gereği  sürekli bir ‘öteki’ye ihtiyaç duymakta ve bir ‘öteki’ yaratmaktadır. 90’larda Soğuk Savaş sonrası Huntington merkezli başlayan medeniyetler çatışması anlayışı bugün Batı’da yeni bir ‘öteki’, yeni bir fobik alan yaratmıştır. Bu korku alanının adı, İslam’dır.

Fatma Kurt Sarıaslan, Batı merkezli ortaya çıkan İslamofobi’nin kökenlerini 1990’lardan bugüne kadar sorguluyor. Sarıaslan, bu çalışmasında yaratılan bir durum ve üretilen bir kavram olarak islamofobi’yi özellikle Avrupa’da yükselen şiddet ile bağlantılı olarak entelektüalizm, medya ve terör üzerinden değerlendiriyor.

Türkçe okuyanlar için sahasında önemli bir boşluğu dolduracağını düşündüğümüz bu çalışma, 21. yüzyılda bir daha sorgulanan kimlik ve varoluş denklemine bir giriş özelliği taşımaktadır.

 

 

Yunus Emre Altuntaş, Kentin Dindarları, Onto Yayınları

Tarihimizin son yüz yıllık kesitinde dünya ile birlikte değişen bireysel ve toplumsal anlayışların/yaşam tarzlarının toplum düzeyinde nasıl algılandığını, nelere yol açtığını düşünmek zorundayız. Çünkü bir milleti “millet” yapan sadece dili, toprağı ve egemenliği değil aynı zamanda geçmişten miras aldığı tarihi/kültürel değerlerini yeni nesillere aktarabilmesidir. Somut tarihi mirasın aslına uygun şekilde devredilmesi; yaşayan kültürel mirasın ise gerekiyorsa özüne sadık kalarak dönüştürülmesi, çağın şartlarına uygun olarak yorumlanması da düşünülmesi gereken diğer iki önemli husustur. Bu eseri ön yargısız şekilde kişisel sorgulamamıza  bir vesile olması için istifadenize sunuyoruz. Akıp giden zamanın içinde kaybettiklerimizi ve gelecekte bizleri nelerin beklediğini sorgulamak temel endişemizdir.

Kaynak: Dünyabizim.com

BİR YORUM YAZIN

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.