Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Gök Gürültülü
ALTIN 188,7686
DOLAR 4,8263
EURO 5,6075
BITCOIN $7.437
denem
denem

Satın alma kararları duygularla verilir

14.03.2018
A+
A-
Satın alma kararları duygularla verilir

Bir markayı tanıtmak adına hedef kitleyi etkilemek için yapılan birçok çalışma ne kadar etkili sorusu en az cevabı kadar önemli. Kadın Dergisi’ne konuşan Bahçeşehir Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. İdil K. Süher’e göre ise duyguların reklam ve satın almada önemli yer tutuyor.

Reklamlarla evde, sokakta, işyerinde kısacası hayatın her alanında karşılaşıyoruz. Peki, maruz kaldığımız reklamlar bizi nasıl etkiliyor? Kadın Dergisi’ne konuşan Bahçeşehir Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. İdil K. Süher bu etkiyi işte bu sözlerle anlatıyor. 

*Reklamcılık ve rıza üretme ilişkisi göründüğü kadar masum mu?

-Reklam tüketiciyi sadece bir ürünü almaya mı ikna ediyor yoksa o ürünle birlikte bir yaşam tarzı, dil ve tercihler bütünü mü sunuluyor önümüze? Reklamcılık kurumu bir ekonomik sistemin ürünüdür. Reklam işini yaptığı sürece medyada da fabrikalarda da ofislerde de insanlar işlerinde kalır. Bu ekonomik sistemin varsayımları bellidir. Birey aklı ile ona gelen karar değişkenlerini inceler ve son kararını verir.  Chomsky’nin “rıza üretimi” söylemi, siyasi manipülasyonlar için üretilmiş bir konsepttir. Reklamcılık alanı yasalarla, yönetmeliklerle düzenlenmiş bir alandır. Reklamın bir istenen ana ikna etkileri bir de yan etkileri vardır. Aslında bu bir bakıma medyanın etkileridir. Çünkü medyanın tamamı yaşam tarzı ve tercihler üzerinde etkilidir. Dil üzerindeki etkileri ise popüler alandadır. Reklam evde konuştuğumuz doğal dili etkilemez. Aslına bakarsanız reklam da diğer alanlarda olduğu gibi “sınandığımız” alanlardan biridir. Bu arada reklamın “sosyal reklam” (kamu spotu) olarak faydalarını görmezden gelemeyiz.

*Halk arasında “Reklamın iyisi kötüsü olmaz” şeklinde bir kabul var. Reklamcılık açısından bakıldığında bu cümlenin bir anlamı var mı?

-Yok. Anlamsız. Halk söylemi. Reklamın tanımı sosyal medyadan sonra değişse de reklamın değerlendirme kriterleri sadece iyilik ve kötülük değildir. Reklam iş ve pazarlama stratejileri üzerine kurgulanır. Bu stratejiler ile birlikte değerlendirilmesi, sonuçlarının ölçülmesi, etkili ve verimli olup olmadığına karar verilmesi gerekir.

*Reklam sektöründe kadınların çok etkin olmasına rağmen reklamlarda eril dilin hâkim olmasını neye bağlıyorsunuz?

-Bunun reklamlarla ilgili bir sorun olduğunu düşünmüyorum.  Bu ülkede “Adamakıllı bir iş yaptım” diye konuşan çok sayıda kadın var. Siz toplumsal dili değiştirin, toplumu yansızlaştırın reklam değişir. Reklam medya içeriğinin yüzde 10’u bile değil.

*Sosyal sorumluluk projelerinde “kadın” sorunları öncelikli olarak ele alınan konuların başında geliyor. Bunun nedeni nedir sizce?

-Sosyal projelerin merkezinde kadının yer almasının ana temeli, toplum yapısının merkezinde de kadının yer almasıdır. Kadınların değiştirici, şekillendirici ve iyileştirici gücü vardır. Buna rağmen yapılan birçok araştırma en çok mağdur olanın da kadınlar olduğunu göstermektedir. Eğitim, sağlık hakkı, toplumsal eşitlik, ekonomik ve siyasi katılım gibi birçok temel alanda kadına yönelik eşitsizliklerin düzeltilmesi gerekmektedir. Toplumsal kalkınma ve refah için kadının ekonomik katılımı gereklidir. Artan çabalar sevindiricidir ama sürekli olmalıdır.

*Kamu spotlarında ve sosyal sorumluluk projelerinde kadın sorunlarının ele alınış biçimine nasıl bakıyorsunuz?

-Toplumun yapıtaşı, ailenin temeli kadındır. Çocuğunu eğiten neyin doğru ve neyin yanlış olduğunun öğreten annelerdir. Anneler hem erkek, hem kız çocukları için rol-modeldir. Örneğin son zamanlarda yapılan Enerji Hanım projesi, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının ortak yürüttüğü proje; annelerin evin tüm fertlerini enerji konusunda bilinçlendirmesi temeline dayanıyor. Nesilden nesile geçen özlü bir söz olan “çocuğum ışığı kapa” sözü gibi. Bir odadan diğerini geçerken ışığı kapamayan hemen hemen yoktur. Enerji ülkemiz için oldukça önemli.  Doğru beslenme, doğru besleme ve sağlıkla ilgili her kampanyanın ana ekseni kadınlar. Olmalı da… Emziren, aşı yaptıran, okula götüren, ödevini kontrol eden, besleyen, büyüten kadınlar ve en çok minnet duyduklarımız yine kadınlar.

Kaynak: Gülcan Tezcan-Kadın Dergisi

denem
BİR YORUM YAZIN

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.