Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Gök Gürültülü
ALTIN 188,9310
DOLAR 4,8216
EURO 5,6141
BITCOIN $7.451
denem
denem

MHP de seçim beyannamesini açıkladı

26.05.2018
A+
A-
MHP de seçim beyannamesini açıkladı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin katılımıyla partinin seçim beyannamesi Ankara Spor Salonu’na yapılan toplantıda açıklanıyor.

AK Parti ve CHP’nin ardından MHP de seçim beyannemesini açıklıyor. MHP lideri Devlet Bahçeli, ‘Cumhur İttifakı’ bestesiyle kürsüye çıktı. Bahçeli’nin toplantıda yaptığı konuşmanın öne çıkan bölümleri şöyle:

Coşkun heyecanınızla ülkeme ümit aşılıyorsunuz. Cesur hedeflerinizle Türk milletine güven veriyorsunuz. Çok yaşayın, bin yaşayın. Sizler azı çok, eksiği tamam, gediği tahkim için mücadele ediyorsunuz. Ecdadın emanetleri omuzlarımızda, geleceğe yürüyoruz. Asla durmayacağız! Cumhuriyetin kazanımlarıyla, şerefli mazimizin anılarıyla büyüyoruz.

Millet aklıyla Cumhur İttifakı’na can veriyoruz. Cumhur İttifakı, millet aklı, güven ve huzurun teminatı. Aklımızda her zaman Türkiye ve Türklüğün bekası var. Milletimiz Türk, devletimiz Türk.

Bir elmanın yüreğinde gizlenen tohum görünmez bir elma bahçesidr. Bu tohum kayaya denk gelirse oradan hiçbir şey çıkmaz. MHP olarak nice imtihanlarla sınandı ki nice badirelerden geçtik. Nice belalarla karşılaştık. Önümüze kaya çıksa da ya itip sıyrıldık, ya da filiz filiz büyüyüp çınarlaşmayı bildik. Başaracağımıza inandık, iman ettik. Dağları yerinden oynatmak kuvvetten önce iman işidir. Kendimize güvendik, fikriyatımıza tutunduk. Denizimizde yaşayıp dereleriyle övünenler oldu, bunlara gülüp geçtik. Hilalimizin altında sinsi sinsi yıldız arayanlar olduk. Zaaman zaman yüreklerimiz volkan olsa da yüzlerimiz ümitle gülücükler saçtı. Beyhude yere konuşanlara değil, vakur ama temiz kalpleriyle bakanlara istirham ettik. Dalından kopan yaprağın akıbetini rüzgar tayin edermiş. Biz dalımızdan savrulmadık, kökümüzden Allah şahit ki ayrılmadık.

Aksi olsaydı sözümüzü kesmekle kalmazlar, hem ömrümüzü kırparlar hem de önümüzü kapatırlardı. Ümit fakirin ekmeği dense de, yanlış bir tespit. Hayat hakikat oldukça umut olacaktır. Geçmişte yaşanılan en kötü anlarda, en müşkül durumlarda bile aziz milletimiz öz kaynağından istikbalini parlatacak saygıdeğer evlatlarını çıkarmayı başarmıştır.

Bilgekağan’dan Alparslan’a, Osmangazi’den Fatih’e, Kanuni’den Atatürk’e, Bölükbaşı’ndan Başbuğumuza kadar elleri öpülesi isimler, varlığımızın gerçek sahipleridir. Kefensiz şehitlerimi sayesinde buradayız, Allah’ın izniyle de her daim olacağız.

Çay ve simit paralarının bile ödenemediği, ayazda iki kişinin bir paltoyu paylaştığı, yurt odalarında heyecanlı tartışmaların yapıldığı, mütevazı yemeklerle sadece karınların değil yüreklerin de doyurulduğu yılların tanıkları hala yaşamaktadır. İşte milliyetçi hareket, işte cesaret, fesaret, fedakarlık, işte adam gibi adamlık!

Başkaları gibi zihinlerimiz ipotekli, vicdanımız rehin değildir. Neye inanırsak onu söyleriz. Gördüğümüz gibi oluruz, olduğumuz gibi görünürüz. Türkiye’nin faydasına olmadığına inandığımız her hareket karşısında tek başına da olsa tek başımıza dururuz! Böylesi bir son karar anı geldiğinde kimsenin desteğini ve himayesini aramak gibi bir yanlış içine düşmez, düşmemiştir.

Büyük ülkülerimiz var. Göğsümüzde ülkücü olmanın şeref nişanesi var. Türklük boynu bükük durmasın, İslam sönmesin çabasındayız. Milliyetçilik horlanmasın, vatan parçalanmasın azmindeyiz. Bin yıllık kardeşliğimiz tahrip ve talan olmasın istiyoruz. Türkiye’nin esirler ülkesi olmaması için çalışıyor, çırpınıyor. Daha huzurlu, daha gelişmiş, dah yükselmiş bir millet valrığının arayış ve arzusu içindeyiz.

Bazen gönüllerimiz incinse de, hayallerimiz incelse de ilkelerimizden ödün vermedik, vermiyoruz. Yeri geldi sevindik, yeri geldi üzüldük. Yorulduk, dinlendik ama davamızdan dönmedik. Çıkarlarımızı günü birlik hevesleri değil, milli ve manevi değerleri düşündük. Kaygımız belliydi, kavgamız haklıydı. Ülkücü doğduk, ülkücü yaşadık, ülkücü ölmeye de ant içtik. Zindan dediler, vatan sağolsun dedik; idam dediler, Allah’ın takdiri diye kabul ettik. Kadere baş kaldırmadık. Ahlaksız tertiplere direndik. Zaman oldu, Necip Fazıl’ın dediği gibi ‘sukut kadar kimsesiz kaldık’ küsmedik. Gün geldi unutulduk, gün geldi unnuttuk sandılar. Ama unutmadık, bundan sonra da unutturmayacağız. 49 yılı onca saldırı, onca kumpas ve tuzaklara rağmen gururla yaşadık. Destan destan yükseldik.

Büyük Türk milleti 24 Haziran’da hem 13. cumhurbaşkanını hem de 27. dönem milletvekillerini aracısız seçecektir. 24 Haziran seçimleri cumhuriyet tarihinin en kritik, stratejik, mühim karar anlarından birine tekabül edecektir.

24 Haziran’a hazır mısınız? Cumhur İttifakı için mücadeleye var mısınız? MHP’yi güçsüzleştirmek için kuyruğa girmiş alçaklara şamarı indirmeye hazır mısınız? Mesele budur. Mesaj oldukça cesur, oldukça açıktır. Varlığınız dosta güven, düşmana korku salıyor. Hainler kaçacak ve saklanacak yer arıyor.

İnanıyorum ki 24 Haziran’da Türkiye al bayrak sisteminde buluşacak, 3 hilalde uzlaşacak, cumhur ittifakında kucaklaşacaktır. 24 Haziran, tünelden önceki son çıkıştır. Milliyetçi ülkücü hareket tam ve kesin söz sahibi olacaktır. Emperyalist odaklar ülkemizi köşeye sıkıştırmak istiyor, fırsat kolluyorlar. Türklükle kapanmamış hesaplarını görmek için sipere yatıyorlar. ekonomik tetikçilerini devreye sokuyorlar. Her tarafımız çevrelenmiştir. Eşkıya teyakkuzda, hıyanet tetiktedir. Türk ve İslam beldeleri hüsran yumağındadır. Türk ve Türkiye düşmanları tedavüldedir. Son 10 yıldır süregelen ağırlaşan vahim operasyon süreciyle Türkiye’nin zehirlenmesi hedeflenmektedir. Terör örgütleri öne çıkarılmaktadır. Sanal darbe davalarıyla denediler, başaramadılar. GEzi’yle denediler, başaramadılar. Çukur ve hendek terörüyle denediler, başaramadılar. 15 Temmuz’da son kozlarını oynadılar, yine başaramadılar. Ama dur durak dinlemiyorlar, hainler sınır tutmuyor. PKK, FETÖ, IŞİD, PYD, YPG birbirleriyle paslaşıp emellerini diri tutuyor. Amaç bellidir, Türk milletiyle hesaplaşmak, vatanımıza öreklenmek, bizi birbirimize düşürmek.

FETÖ zalimlerin namluya sürülmüş kurşunuydu. Üzerimize ateş yağdırdı. 251 vatan evladı şehit düştü, yüzlercesi gazi oldu. FETÖ, PKK gibi proje terör örgütüdür. Devlet ve toplum hayatına yuvalanmıştır. Küresel vandallık, dinsiz, imansız, iblis terör örgütünü silah gibi kullandı. Netice alamadılar çünkü Türk milleti tanklara, toplara, helikopterlere, uçaklara göğsünü gerdi. İşgal planları yerle yeksan edildi.

Bitti mi? Vazgeçtiler mi? Asla. Zaaf anımızı bekliyorlar, rehavetimizi gözlüyorlar. Mesele vatan, bağımsızlık meselesidir. Ya devlet başa ya kuzgun leşe gideceğiz. Ya var olacağız ya da mezarımızı kazacağız. Ya olacağız ya yok olacağız. Türkiye’nin içine düştüğü tehlikeli durum karşısında duruşumuzu gözden geçirmeliydik. 15 Temmuz öncesi gibi davranamazdık. Lütfen sorgulayınız; 1918’de işgal altındaki İstanbul’da sırmalı bir nazır olmak mı evladır, yoksa tam bağımsız Türkiye’nin dağlarında çoban olmak mı revadır? Türkiye eğer yine bir rezil deneme olmazsa 15 Temmuz’un enkaz ve sosyal maliyetini 15 yılda ancak kaldırabilecektir.

denem
BİR YORUM YAZIN

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.