Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Parçalı Bulutlu
ALTIN 193,4488
DOLAR 4,8393
EURO 5,6676
BITCOIN $6.537

Dünyanın en iyi 10 öğretmeni arasında bir Türk

12.04.2018
A+
A-
Dünyanın en iyi 10 öğretmeni arasında bir Türk

Eğitim alanının ‘Nobel ödülü’ olarak sayılan ‘Küresel Öğretmen’ yarışmasında ilk defa bir Türk öğretmen ‘Yılın En İyi 50 Öğretmeni’ arasında gösterilerek ‘Yılın En İyi 10 Öğretmeni’nden biri olarak seçildi. O isim Türkiye’nin gurur kaynağı olan Nurten Akkuş… Akkuş,  bu başarının altında yatan tüm nedenleri samimi bir şekilde KO Dergisi’nden İbrahim Dizbay’a anlattı.

 

Eğitim alanının ‘Nobel ödülü’ olarak sayılan ‘Küresel Öğretmen’ yarışmasında ilk defa bir Türk öğretmen ‘Yılın En İyi 50 Öğretmeni’ arasında gösterilerek ‘Yılın En İyi 10 Öğretmeni’nden biri olarak seçildi. Ülkemize bu güzel gururu yaşatmış olan Nurten Akkuş, projelerini, yarışmanın detaylarını ve o süreçte yaşadıklarını bizler ile paylaştı. Akkuş, Türk bayrağını gurur ile taşıdığını söyleyerek diğer öğretmenler ile etkileşimde bulunduklarını belirtti. Ülke olarak eğitim alanında güçlü yanlarımızın olduğunun altını çizdi.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Neden öğretmenliği seçtiniz?

Samsun, Çarşamba doğumluyum, ilköğretim, ortaokul ve liseyi burada tamamladım. Ailem ve öğretmenlerim sayesinde dopdolu bir çocukluk dönemi geçirdim. Ardından 19 Mayıs Üniversitesi Amasya Eğitim Fakültesi’ne devam ettim. Okulu ikincilik ile bitirerek, Samsun’un Asarcık ilçesinde köy öğretmeni olarak göreve başladım. Daha sonra Bayburt’ta da köy öğretmenliği, Ayvacık’ta da kurucu müdür olarak görev yaptım. Şimdi de idareci olarak bu okulda devam ediyorum.

ARTIK DÜNYA ÇAPINDA UYGULANAN BİR PROJE

Sabancı Vakfı’nın fark yaratan projelerinde yer alan ‘Baba Bana Bir Masal Anlat’ın detaylarından biraz bahsedebilir misiniz?

Bu projeye çok önceden başlamıştım, sadece oluşturmak için küçük bir kıvılcım gerekiyordu. Üniversite yıllarımda babalar üzerine makaleler okuyordum, baba konusunda araştırmalar çok kısıtlıydı. Daha sonra babaların çocuklarının hayatları üzerindeki etkilerini konu alan bir makale ile karşılaştım, beni çok etkilendi. Kafamın bir tarafında yer edindi ancak bu konu ile ilgili proje geliştirmeyi düşünmemiştim. Yaşam ile iç içe olan köy öğretmenliğinin bana katkıları çok fazla oldu. Ayvacılık bölgesinin ilk anaokulunun kurucu müdürü olmak çok zor, çünkü kırsal alanda çok insana hitap etmeniz gerekiyor.

KIRSAL BÖLGELERDE YENİ SÜREÇLER BAŞLATMAK ZOR

Ben okulun kırsal bölgede olmasının çocukları hiçbir şeyden mahrum etmemesi gerektiğine inanıyordum. Bu yüzden imkânlarımızı geliştirmeye çalıştık. Süreçlere aileleri dâhil etmem gerekiyordu, toplantılar gerçekleştirdim. Ancak toplantılara hep anneler geliyordu, babalar gelse de annelerin kalabalığından ‘hocam bana ne yapmam gerektiğini söyleyin, gideyim’ diyorlardı… Bu düşüncelerde beni üzüyordu, çünkü öğretmen olarak elinizden geleni yapmak istiyorsunuz. Kırsal bölgede bir değişim yaratmaya çalışıyorsunuz ve erkek modeller ortada yok. Ne yapabilirim sorusuyla bu projeyi buldum, öğretmen arkadaşlarımla paylaştım. Bütün babaları okula tek tek davet ettik. Projenin Türkiye’de bir örneği olmayınca ilk başta kabul etmediler. Kırsal bölgelerde yeni süreçleri oluşturmak daha zordur. Listede son bir babamız kalmıştı, kabul etmez diye düşünüyordum. Fakat teklif edince, kabul etti ve çok mutlu oldum. Sınıfa gelerek ilk defa böyle bir deneyim yaşadı.

BABALAR İLE ÇOCUKLAR ARASINDAKİ İLETİŞİM

Proje kapsamında babalarımızın görüşlerini almak için önce; nasıl hissediyorsunuz, nasıl bir sürece giriyorsunuz, beklentileriniz nedir, sınıf içerisinde neler ile karşılaşmayı bekliyorsunuz diye sorarak ön değerlendirmeler yaptık. Babalar önce kendi veya bizim seçtiğimiz bir hikâyeyi sınıfta okuyor, sonra soru-cevap bölümüne geçiliyordu. Ardından da hikâyeye uygun kostüm giyerek dramasını gerçekleştiriyorlardı. Böylece babalar, çocuklar ile bir saat boyunca çok güzel vakit geçirdiler. Babaların çocuklar üzerinde ne kadar önemli bir rol oynadığı göstermek ve farkındalık yaratmak için projenin adını ‘Baba Bana Bir Masal Anlat’ koyduk. Bu projenin altyapısında dedeler, amcalar, abiler ve dayılar da var. Çocuklar kimleri masal kahramanı olarak seçtiyse biz de onları okulumuzda ağırlıyoruz. Bu çalışmamız artık dünya çapında uygulanacak bir proje haline geldi. Küresel Öğretmenlerin geçen seneki birincisi, bu sene ilk 50’ye seçildiğimde ve cv’mi okuduğunda bana mesaj atmıştı. Daha sonrasında çok desteğini gördüm. Bu projeyi Kanada’da yaygınlaştıracağını söyledi. Daha sonra Birleşik Arap Emirliklerindeki bir öğretmen arkadaşımızda projemizi kendi ülkesinde uygulamak için altyapısını yapacağını söyledi. Bundan sonraki süreç lerde de projemizin dünya çağında yaygınlaşacağını düşünüyorum

SİHİRLİ DEĞNEK GİBİ DOKUNDUĞU HAYATLARI DEĞİŞTİRİYOR

Projeniz dünya çapında diğer öğrencilere yayılıyor, nasıl hissediyorsunuz?

İnanın harika bir duygu, kendi öğretmenliğinizi büyütürken projenizi de büyütü- yorsunuz. Bu proje neredeyse benim öğretmenliğim ile aynı yaşta, ‘Bana Bir Masal Anlat Baba’ projesini sihirli bir değnek olarak görüyorum, dokunduğu hayatlarda değişimler yaratıyor. Bu çalışmayı seviyorum çünkü insanların hayatlarına dokunan ve geleceğe iz bırakacak bir proje. Annelerin ön planda olduğu eğitim sürecini değiştirip babayı ön plana çıkarıyorsunuz. Bunu yaparken de onlara ‘sizlere çok ihtiyacımız var’ mesajını veriyorsunuz. Alt yapısı çok güzel bir proje, kırsal bölgede bir baba ile başlattığımız bu projenin Türkiye çapında yaygınlaşması ve dünya çapında talep görmesi beni çok mutlu ediyor. Bunların dışında başka alanlarda da mesela kadın ve yaşlılar üzerine de projelerim var.

BAYRAĞIMIZI GURUR İLE TAŞIDIM

‘Küresel Öğretmen Ödülü’ yarışmasında ‘Yılın En İyi 50 Öğretmeni’ arasına seçildiniz. Daha sonra ‘Yılın En İyi 10 Öğretmeni’ arasında gösterildiniz. Bu da Türkiye için bir ilk oldu. Bu süreç sizin için nasıl gelişti?

Geçen yılın birincisinin videosu sürekli dönüyordu, ben de merak edip araştırdım. O da zor bir ortamda öğretmenlik yaptığını söylemiş, kutuplara yakın bir yerde öğretmenlik yapmıştı. Videoyu izlediğimde Bayburt günlerim aklıma geldi. Çünkü -32’leri bulan soğuklarımız oluyordu, öğrencilerimiz kar kış demeden çok zor şartlar altında okula geliyordu. Bir gün kimseye haber vermeden başvuru yaptım. Çok kısa bir zaman içerisinde de yaklaşık bir buçuk- iki ay gibi süre sonrasında ‘Yılın En iyi 50 Öğretmeni’ seçildi. Adaylar arasında en çok izlenen video ise Türkiye’nindi. Daha sonra Bill Gates 14 Şubat günü finalistleri açıkladı. Bill Gates’in adını duyunca zaten çok mutlu oldum. Yarışma 18 Mart’ta final yaptı, finale kadar Türk bayrağımız hep oradaydı. Yarışmaya dünyaca ünlü isimler, eski ve yeni başkanlar geldi. Türk bayrağını orada gurur ile taşıdım. Orada tek Türk öğretmeni bendim, yoğun ilgi ile karşılandım. Her zaman gurur ile tişörtümü giyiyor, bayrağımı açıyordum. Zaten yanımda da bayrak getirmiştim. Beni görenler ise ‘Türk öğretmen burada fotoğraf çekinelim’ demeye başlamıştı. Bizler için güzel bir süreçti ilk defa bir Türk öğretmenin adı zikredildi ve bayrağımız orada ilk defa açıldı.

GÜÇLÜ YANLARIMIZ VAR

Küresel öğretmen platformundaydınız, Türkiye’deki eğitim sistemi ile dünyadaki eğitim sistemi üzerine bir değerlendirmeniz oldu mu?

Konuşma imkânımız oluyordu, orada bulunan öğretmenler kendi bölgelerinde bir etki yaratabilmiş öğretmenlerdi. En iyi 50’liler ve en iyi 10’lular da oradaydı. Birçok ülkenin ciddi sıkıntıları olduğunu gördüm. Zorluklar sadece Türkiye’de yok, bu yüzden ülke olarak dezavantajlı değiliz. Aksine çok iyi olduğumuz noktalar var. Bölgesel olarak farklılıklarımız var ama bölgesel olarak büyük başarılarımız da var. Düşünün geçen sene dünya birincisi Kanada’dan çıkmıştı ve çok zor şartlar altında öğretmenlik yapan biriydi.

denem
BİR YORUM YAZIN

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.