Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Gök Gürültülü
ALTIN 189,4143
DOLAR 4,8139
EURO 5,6134
BITCOIN $7.468
denem
denem

28 Şubat’ın adaleti eksik kaldı

16.04.2018
A+
A-
28 Şubat’ın adaleti eksik kaldı

28 Şubat sanıklarının cezasının belli olmasının ardından toplumun kanaat önderleri ile Gaste24 olarak kararı değerlendirdik. Doç. Dr. Ömer Bolat, Avukat Hüsnü Tuna, yazar Emine Şenlikoğlu, şair ve yazar Mustafa Yazgan ve siyasetçi Hasan Hüseyin Ceylan, 28 Şubat davası sonucunda adaletin yerini bulduğunu ama eksik olduğunu belirttiler.

 

FATMA ÇELİK – HABER MERKEZİ

Yaklaşık 6 yıldır görülen 28 Şubat davasında sona gelindi. Çetin Doğan, Çevik Bir, İsmail Hakkı Karadayı’nın aralarında bulunduğu 21 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Ancak indirim yapılarak müebbet hapis cezasına mahkum edildiler. Biz de Gaste24 olarak 28 Şubat sanıklarının cezasının belli olmasının ardından toplumda kanaat önderi olan iş insanı, siyasetçi ve yazar ile kararı değerlendirdik. Doç. Dr. Ömer Bolat, Avukat Hüsnü Tuna, yazar Emine Şenlikoğlu, şair ve yazar Mustafa Yazgan ve siyasetçi Hasan Hüseyin Ceylan, 28 Şubat davası sonucunda adaletin yerini bulduğunu ama eksik olduğunu belirttiler. Darbenin ünlü isimlerinin cezalandırılmasının yanı sıra darbeye çanak tutan sivillerin, medya silahşörlerinin, sermaye sahiplerinin de yargılanması gerektiğini söylediler.

MİLLETİN VİCDANI ÇOKTAN MAHKUM ETMİŞTİ

Milletin vicdanının çoktan 28 Şubat darbecilerini mahkum ettiğini söyleyen Sivil Toplum Kuruluşları yöneticisi, iktisatçı, siyasetçi ve Albayrak Holding’in CEO’su Doç Dr. Ömer Bolat, “20 seneden bu yana insan içine çıkacak yüzleri yoktu. Milletin emanet ettiği silahlarla milleti, devleti, vatanı korumak için görevlendirilen bir grup devlet görevlileri bu silahları millete çevirdiler. Milletin büyük bir kısmını ötekileştirdiler. İbret açısından darbecilerin ceza alması çok önemli adım oldu. Bir daha darbe teşebbüsünde bulunacakları caydırmak açısından çok önemliydi.  Fakat darbeyi sadece bu 21 kişi yapmamıştı. STK’lar ve medya başta olmak üzere sermaye kesiminde ciddi bağlantıları ve akıl hocaları, tahrik edici unsurlar da vardı. Bu 21 darbecinin ceza alması, darbeciliğin, darbe girişiminin cezalandırılması açısından olumlu olmuştur. Millet her ne kadar vicdanında bunları mahkum etse de adli olarak da adalet er geç yerini buldu” dedi.

HÜKÜM GİYEN İLK DARBE

Darbenin mağdurunun millet olduğunu belirten Avukat Hüsnü Tuna, “Daha da özel de tek tek muhatap olan insanlar var. Dolayısıyla darbe davasına ben bu yönüyle bakıyorum. 28 Şubat davası, 1909 yılında Abdülhamid’e yapılan darbeden bu yana ilk kez mahkeme kararıyla hüküm giydi. Aynı zamanda 28 Şubat darbesinin sembol isimleri hüküm giydi. Tarihi bir karar olduğuna inanıyorum. Bu açıdan önemsiyorum bu kararı. Adalet elbette yerini buldu ama darbeye karışan bir de sivil unsurlar var. Medya, asker olmayan şahısların desteği var. Onların da cezalandırılmasıyla adalet yerini bulabilir. Onlar cezalandırılmadı diye adalet yerine getirilmedi diyemeyiz. Ben olaya bir; darbenin mahkum olması ve ikinci olarak sembol isimlerinin mahkum olması yönünden bakıyorum. Bu davaya müdahil olan ve doğrudan darbeden etkilendiğini iddia eden insanların hemen hemen birçok hakları verilmekle birlikte tazminat hakları da gerçekleşmiş olacak. Fakat davaya müdahil olmayanlar, davayı takip etmeyenler davadan doğrudan bir şey elde etmemiş olabilir. Bir kısım sanıkların tutuklanmaması ya da adli kontrolle serbest bırakılması teferruattır. Mahkeme usulen bir kısım şeyleri uyguluyor. Müebbet cezası verildi ve bu ceza kesinleşince hayatta kalanlar bu cezayı çekecekler” şeklinde konuştu.

ŞİMDİ DE GİZLİ 28 ŞUBAT VAR

28 Şubat davası kararını yerinde bulduğunu ama yeterli olmadığını söyleyen yazar Emine Şenlikoğlu, “Çünkü bunlar 28 Şubat’ın şöhretlileri. Her ilde şöhretleri olmayıp 28 Şubat’ı getirenler var. 28 mağduru olarak ‘İnşallah onlar da teker teker bulunur’ diyorum. Biz çok çektik. Kendi çektiğimden yola çıkarak konuşayım. Derler ya “Anamdan emdiğim süt burnumdan” geldi. Gerçekten de öyle. 2 erkek polis ile mahkemeye götürülüyordur. Onları koluma takıyorlardı. Kadın polis vermiyorlardı. Ben sıkıntı çekeyim diye. Bu ceza yeterli değil. Bunların da bir kısmı büyük bir ihtimal kaçacaklardır. Kaçamayanlar için de bize göre güzel bir başlangıç olacak. Adalet yerini buldu ama yeterli değil. Çünkü 28 Şubat en az 5 bin kişiyle yapıldı ve kariyeri büyük kişilerle yapıldı. Böyle 10-15 kişiyle işin içinden çıkmaz olmaz. Allah gelecek Şubatlardan korusun inşallah. Rabbim biz Müslümanların gözünü açtırsın da daha bilinçli hareket edelim. Şimdi de gizli 28 Şubat var. Çocuklarımızı gizli dinsiz yapma projeleri var. Bu da büyük bir tehlike ama Allah’ın izniyle bunun da üstesinden geleceğiz” ifadelerini kullandı.

İNANCIMIZIN DOĞRU OLDUĞUNU GÖRDÜK

28 Şubat’ın millete değil milletin tepesinde hakimiyete yönelmiş bir hareket olduğunu hatırlatan şair ve yazar Mustafa Yazgan, “Bunların perde arkasında hiç şüphesiz uzun yıllar beyni yıkanmış kadroların, kutsal medeniyetimiz üzerinde oluşturduğu kanaatleri söz konusu. Böyle olunca 28 Şubat, İslam dışındaki düşünce mihraplarını son derece sevindirdi. Müslümanlar bir kere daha acı çektiler. Gerçekten de şiddetin, zulmün, baskının mağdur ettiği insanlar var. Bu insanların akıttıkları gözyaşları hepimiz için üzüntü konusu olmuştur. Artık adım adım 28 Şubat’ın da hesabının görüldüğü bir devreye erişmenin mutluluğunu yaşıyorum. Bu da Allah’ın bize zulmedenlere karşı lütfettiği bir zaferdir. Bu baskının ve gücün karşısında hepimiz ızdırap çektik, esir edilmiş bir toplum durumuna düştük. Zulmün hiçbir zaman payidar olamayacağına bütün kalbimizle inanmıştık. Cenabı hak lütfetti ve bugün inancımızın doğru olduğunu gördük. 28 Şubatlar daima bizim tarihimizde parlamenter rejimin getirdiği eksiklikleri ayan beyan ortaya koyan, mutlaka milli iradeye dayanan başkanlık sisteminin hakim olması gerektiğini bize anlatan bir tarihtir” dedi.

ABD’NİN SURİYE’DEKİ DANIŞIKLI BOMBALAMASI GİBİ

28 Şubat davasının karar hükümlerini ABD-Fransa-İngiltere üçlüsünün Suriye’deki danışıklı bombalamasına benzeten siyasetçi Hasan Hüseyin Ceylan, “Bu bombalamanın sonucuna nasıl zıt kutuplar tiyatro dediyse 28 Şubat davasının her kesim açısından tiyatro olduğu ortaya çıkmıştır. Hem ulusalcılar açısından hapis cezası verilmeyerek, 1950 doğumlulara yaşlı muamelesi yapılarak, emeklilik maaşları kesilmeyerek, özlük haklarından hiçbir kayıp verilmeyerek 28 Şubat mağdurları açısından netice alınamayan bir karardır. Ayrıca eksik bir karardır. Olayın sadece askeri boyutu değil siyasi boyutu da vardır. Medya silahşörlerinin yargılanması lazım. Bu sözleri 28 Şubat’ta hapse giren tek milletvekili sıfatıyla söylüyorum. Mağduriyetler hem maddi hem de manevi boyuttadır. Bu yüzden hiç ayrım yapılmadan bu insanların yaş ayrımı yapılmaksızın cezaevinde yatmaları gerekiyor. Bu da bir daha Menderesler asılmasın, Özallar zehirlenmesin, Erdoğanlara 15 Temmuzlar yapılmasın, bir gecede 7 Nisan bildirileri konulmaması için general rütbesini taşıyanların hapse girmesini zorunlu görüyorum. Rütbeleri mahkeme kararıyla söküldü ama bunun dışında özlük haklarının da alınması lazım. Aksi halde bu boşaltılmış silah depolarının bombalanması gibi olur. İslamcıların gönlünü almaya çalışmak olur. Bana göre tenceredeki çorba daha çok su kaldıracak. Çok faydalı bir karardır ama eksiktir. Müslümanların yargının yakından takip etmeleri gerekiyor” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE DARBE YARGILAYAN ÜLKE KONUMUNA GELDİ

Türkiye Cumhuriyeti’nin dünyada darbe yargılayan ülke konumuna geldiğini belirten gazeteci yazar Sibel Eraslan, “28 Şubat davası 106’ıncı celsede sona erdi. Dava 2014 yılında açılmıştı. 21 yıl önce gerçekleşmiş bir darbeyi yargıladık millet olarak… Adalet yerini buldu demek kolay değil. Ömür geri gelmiyor 21 yıl geçti. Lakin bu yargılamayı tamamlamak Türkiye demokrasi tarihi için siyasi hukuki bilinçlenme için dönüm noktasıdır. Türkiye Cumhuriyeti dünyada darbe yargılayan ülke konumuna gelmiştir. Davayı hem mağdur hem avukat olarak takip ettim. Salon yurt içinden ve yurt dışından sessiz yığınlarca takip edildi. Çok değerli bir tecrübe bizler için.

denem
BİR YORUM YAZIN

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.