Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu
ALTIN 189,9157
DOLAR 4,5802
EURO 5,3929
BITCOIN $8.408

VAHŞİ BATI (3)

16.05.2018
A+
A-

Dostlarım;

Bu yazı serisindeki yabancı fotoğraflar ve çizimlerin tamamı Batı kaynaklıdır. ‘’Vahşet itirafları’’ da yine kendi kaynaklarından alınmış, orijinal, bizden eklenmiş bir kelime dahil olmayan belgelerdir. Bunları lütfen bu gözle okuyun.. İzleyin… Sosyal Medya dostlarınızla paylaşın.. Yaygınlaştırın. Bazı görsellerin altında, bu sözlerimizin açık delili olarak, Latince izahları göreceksiniz.

‘’Batı’lı Vampirler’’, yüzlerce, binlerce insanı katlederken, bu ‘’yok ediş’’i yeterli bulmadıkları için bir vâsi hayvan’ın bile hiçbir şekilde av’ına uygulamadığı ‘’İŞKENCE’’ metodunu sistemleştirmişler, ‘’İşkence Bilimi’’ diye bir kavram oluşturmuşlardır.

Hemen kaydetmeliyim ki, yüce İslam dinimizin medeniyetinde, insanlara, hayvanlara asla ve kesinlikle işkence etmek yoktur. İki tarafından farkına dikkatinizi çekiyorum. Biz, medeniyeti, Batı, vahşeti temsil eder.

‘’Vahşi Batı’’nın, işkence laboratuarındaki ortam, kerih bir kan ve çürümüş et kokusu.. keskin bıçakları, sivri uçlu çarklar, çarkların altında ateş öbeği, el, ayak, ve bacakların kırılması…

Batı’daki barbarlar, hayattan alınabilecek en büyük hazzın, insanın isteklerinin tatmini ve hayvani iştahlarının doyurulması olduğuna inanırlar. Bu hayvani hayata bağlı yaşayanlar, maddeyi, tabiatı ve gücü kutsamışlardır. ‘’Güçlü olan haklıdır..’’ safsatasına karşı, İslam, ‘’Haklı olan güçlüdür..’’ der.

Madde’yi , tabiatı, gücü kutsamak sonucunda, ‘’Vahşet Coğrafyaları’’nda, Ateizm, Natüralizm, Makyavelizm ve Pragmatizm insanlığı, hayvandan aşağı bir karaktersizliğine sürüklemiştir. 1996 da bu gidişe bir de ‘’Scientology (Santoloji) ‘’ sapıklığı eklendi.

ABD de yaygın olan bu ‘’safsata inanış’’a bazı Hollywood yıldızlarının da ( Tom Cruise.. Julliette Lewis.. John Travolta, Jenna Elfman gibi ) kapıldıkları söylenmektedir. ‘’Vahşi Batı’’ düştüğü kuyudan çıkamıyor. Cin ve Şeytanlarla ilgili, reenkarnasyon’a inanmış bir bilimkurgu yazarı’nın hezeyanlarından ibare? Çağdaş oluşumdur. ABD eliyle 156 ülkeye yayılmış bir bela…

Ruh hastası Batı’lı, bugün olduğu gibi, tarihte de zulüm ve vahşeti seyretmekten anormal bir zevk duyar. Kitlelerin, bu sadist, hayvani hislerini tatmin için mesela Roma’da Colosseum (Kolezyum..Aruna) da, esirler birbirleriyle veya gladyatör (insan kasabı) ile dövüştürülürlerdi. Bu vahşet meydanında insanlar, arslanlara parçalatılırken, Roma diktatörleri, kendilerine yönelecek beşeri tehditleri de böylece savmış oluyorlardı.

Okullarda bize ‘’Yeniden Doğuş (reneisance) diye öğretilen Rönesans, Batı’nın yaşadığı Ortaçağ karanlığının yeni bir versiyonudur. Ortaçağ Avrupası’nda cehalet, ilkellik, kilise yobazlığı, Rönesans’ta başka tür bir cehaletle, kilisenin temsil ettiği ŞİRK’i (teslis) i reddederken, İslam’a erememenin sonucu ‘’Ateizm’’ (dinsizlik) karanlığa dönüşmüştür.

Kopernik, Bruna, Kampanella, Vanini , Michelangela Leonardo de Vinci.. Bu ikinci karanlığı, aydınlık zanneden isimler. Rönesans’çılar ‘’DİN’’ i şiddetle reddederken ‘’Ateizm’’ in doruğa çıkmasına yol açmışlardır.

Batı’nın algıladığı tek şey: Para-Madde-Eşya’dır.

İnsanlığı kaos’a sürüklemek ve bölmek isteyen Yahudi, yıllarca (özellikle 20. Asır boyunca) birbirine zıt iki ideoloji olduğunu yaydı. Kapitalizm ve Marksizm.. Oysa her ikisinin buluştuğu nokta ‘’Madde’’ idi. Ruh.. ve onun fonksiyonları olan din, metafizik, ahlak, namus gibi kutsallar reddediliyordu.

Marks: – Dine sarılmak, feodal dönemde bir faziletti. Fakat sanayi döneminde donukluk, gericilik ve geri kalmışlığın simgesi olacaktır. Dinsizlik fazilettir, iffet, namus ise, alay konusudur.. derken,

Valter: – Dinsiz insanı, dinsiz ve inkarcı hayatı kuramlaştırmıştır.

‘’Vahşi Batı’’ insanı için para ‘’toplumsal bedenin kanıdır..’’ diyor Fernand Braudel..

(KAYNAK: Maddi medeniyet ve Kapitalizm / Çev. Mustafa Özel, Ağaç Yayıncılık, İstanbul 1991, Sayfa:113)

Evet.. Kısa fakat Batı’yı en kapsamlı ifade eden bir cümle ile yazımı noktalıyorum.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.