Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Az Bulutlu
ALTIN 175,2677
DOLAR 4,0795
EURO 5,0103
BITCOIN $8.922

Ekranların sevilen yüzü Arslan: Merakınızın peşine düşün

06.04.2018
A+
A-
Ekranların sevilen yüzü Arslan: Merakınızın peşine düşün

Show TV’nin başarılı ekran yüzü ve aynı zamanda da haberci olan Didem Arslan Yılmaz, KO Dergisi’nden Deniz Ersoy’a samimi açıklamalarda bulundu. Biz de Yılmaz ile buluştuk, yeni çalışmalarının detaylarını konuştuk. Çalıştığı ekiple uyum yakaladıklarını dile getiren haberci, iyi bir spiker olmanın püf noktalarını da anlattı.

‘Farklı meslekten, farklı kimliklerden insanlara dokunabiliyorsunuz. Gazeteci olduğunuz için, ulaşılamayan yerlere girmek, hayatlara dokunmak daha kolay olabiliyor… Hele zaman zaman tarihe tanıklık etmek insanı heyecanlandırıyor. Bu mesleği yaparken tanıştığım, sonrasında hayatımda yer tutan çok değerli insanlar var… Bu bazen bir siyasetçi olabiliyor, bazen bir sanatçı olabiliyor, bazen bir hekim, bazen de yazar.’ Bir insanın hayat hikâyesi o döneme, ülkeye, coğrafyaya dair çok önemli ipuçları taşıyor.’

Sizi haberin her alanında izliyoruz… Gazeteci ve televizyoncu olmaya nasıl başladınız?

İyi bir televizyon izleyicisiydim, Trt’de hayranlıkla izlediğim haber spikerleri ve takip ettiğim köşe yazarları vardı. Ama meslek olarak seçmeyi çok hayal etmiyordum. Üniversite tercih sıralamasında ilk tercihim Hukuk fakültesiydi, sonra tek bir tercih olarak da İstanbul Üniversitesi basın yayın yüksekokulunu yazdım. Ve gazetecilik bölümünü kazandım. Ama okuldan mezun olunca mesleğimi yapmadım, başka sektörlerde çalıştım. Sonra biraz kader diyelim kendimi televizyon gazeteciliğinin içinde buldum. Profesyonel anlamda televizyonculuğa Kanal D haberde başladım. Sonra birçok kurumda çalıştım. Uzun bir süredir, bir dönem ara verip tekrar döndüğüm Habertürk Televizyonunda çalışıyorum.

‘Zaman Zaman Tarihe Tanıklık Etmek İnsanı Heyecanlandırıyor’

Günlük yaşamınızda haberci olmanın avantajlarını yaşıyor musunuz?

Farklı meslekten, farklı kimliklerden insanlara dokunabiliyorsunuz. Gazeteci olduğunuz için, ulaşılamayan yerlere girmek, hayatlara dokunmak daha kolay olabiliyor… Hele zaman zaman tarihe tanıklık etmek insanı heyecanlandırıyor. Bu mesleği yaparken tanıştığım, sonrasında hayatımda yer tutan çok değerli insanlar var… Bu bazen bir siyasetçi olabiliyor, bazen bir sanatçı olabiliyor, bazen bir hekim, bazen de yazar.

Gazetecilik mesleğinin zor tarafları sizce nedir?

Herkesin baktığı konuları sen farklı gözle görebiliyorsun. Ayrıntıları seçebiliyorsun. Sürekli soru sorma ihtiyacı duyuyorsun, merak duygusu bazen dezavantaja dönebiliyor. Hele şüphecilik insanı yoruyor… Yoğun tempoda çalışıyorsunuz hem gündemi takip edip hem de olan bitene hâkim olmaya çalışmak yorucu olmalı… Yoğun tempoya nasıl ayak uyduruyorsunuz? İşimi seviyorum, bir de disiplin her şeyin başı… Hala merak ediyorum, hala heyecan duyuyorum. Başka türlü bu camiada kalıcı olabilmek de mümkün değil.

Türk ve dünya edebiyatında sevdiğiniz yazarlar var mı? Varsa isimlerini bizimle paylaşabilir misiniz?

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın hem romancılığını hem şiirlerini severim. Batıya ve doğuya, moderne ve modern olmayana dair tahlilleri beni her zaman etkilemiştir. Günümüz yazarlarından Orhan Pamuk’u seviyorum. Yaşadığımız ülkenin, coğrafyanın sosyolojisine dair gözlemleri ve kuvvetli kaleminin altını çizmek isterim. Bunlar dışında Yaşar Kemal, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Sabahattin Ali, Peyami Safa, birçok isim sayabilirim. Yabancı edebiyatta ise bazen ödül alan bir yazarı keşfetmeye çalışıyorum, bazen okuduğum bir yazıda geçen bir kitabın peşine düşüyorum. Okuduğum yıllardan beri hafızamda yer eden Dostoyevski, Kafka, Orwell, Pavese… Son yıllarda ilgimi çeken Murakami ve bu yıl keşfettiğim Kazuo İshiguro’yu da saymalıyım. Bunlar dışında biyografi ya da otobiyografi türünde kitapları muhakkak okumaya çalışıyorum. Türkiye’den ya da dünyadan fark etmez. Bir insanın hayat hikâyesi o döneme, ülkeye, coğrafyaya dair çok önemli ipuçları taşıyor.

‘Merak Etsinler ve Merak Ettikleri Şeyin Peşine Düşsünler’

Son olarak, iletişim fakültesi öğrencilerine ve geleceğin gazeteci adaylarına ne gibi önerilerde bulunabilirsiniz?

Öncelikle okumayı hiçbir zaman bırakmasınlar. Yeterince okumuyorlarsa lütfen hemen şimdi başlasınlar. Üşenseler de dudak bükseler de bir ilaç gibi düşünerek okusunlar. Kendilerine ödev versinler “Günde en az 20 sayfa okuyacağım” diye mesela. Yaz tatillerinde daha çok okusunlar. Sadece kitap değil, dergilere de baksınlar. Hem de sadece ilgilendikleri alanlarla ilgili değil. Mimarlık, sanat, moda, bilim, her türlü dergiye de baksınlar ki güncel tartışmaları derinlemesine takip edebilsinler. Bunlar dışında her gün bütün gazetelerin en azından ilk sayfalarını muhakkak okumalarını öneririm. Farklı görüşler aynı konuyu nasıl işliyor görmek adına önemli bir nokta bu. İnternette gazetelerin ilk sayfalarını bulabilirler. Sadece kendine yakın bulduğu görüşten değil, karşıt görüşten köşe yazarlarını da takip etsinler. Bütün yazarları okumaya vakit bulamıyorlarsa, en azından her yazısını takip ettikleri farklı görüşlerden 3-4 yazar muhakkak olsun. Bir birikim ve dönemin ruhunu kavramak adına bu tür takipler çok önemli. Bunun dışında bulundukları şehrin bilmedikleri yerlerine gitsinler, daha önce hiç gitmedikleri şehirlere gitsinler. Bir proje ile örneğin, muhakkak yurt dışına gidip şehirlerde uzun uzun yürüme, kitapçılarını gezme, kafelerinde oturup en azından sokaktan geçen insanları izleme fırsatı yaratsınlar. Bol bol film izlesinler. Şehirdeki tiyatro oyunlarını takip etsinler. Merak etsinler ve merak ettikleri şeyin peşine düşsünler.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.