Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Parçalı Bulutlu
ALTIN 174,9509
DOLAR 4,0928
EURO 5,0053
BITCOIN $9.261

Doktorluğa kalkışmayalım

27.02.2018
A+
A-

Bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak, toplumumuzda gördüğüm en büyük sorunlardan biri gebelik takibi sürecinde hemen herkesin ‘doktorlaşma’sı. Deneyim daima büyük bir avantaj ve destektir. Gebelik ve lohusalık sürecinde annelerimiz, teyzelerimiz, halalarımız, kayınvalidelerimiz, ablalarımız, yakınlarımız elbette geçmiş gebelik ve doğum tecrübeleriyle yanımızda olur ve açıkçası işlerimizi de oldukça kolaylaştırırlar. Çünkü annelik, okunan tüm kitaplara, edinilen tüm bilgilere rağmen pratiğe dönüşürken panikletir, biraz zorlar. Her şeyden önce yepyeni bir yaşamın ellerimize teslim edilmesidir ve afallamamız, yetersizlik hissine kapılmamız normaldir. Dolayısıyla yakınımızdaki deneyimli kişiler, sınırlarımızı aşmadıkça varlıklarıyla bize epey yardımcı olurlar. Ama bu, herkesin kendini doktor ilan edebileceği ve her konuda fikir sahibi olabileceği anlamına gelmesin. Herkes, bu aşırı müdahaleci tavrın olası olumsuz sonuçlarını hesaplayarak duracağı yeri bilsin. Önerim bu olacaktır.

“İyi niyetle yardım etmek istemenin nasıl olumsuz sonuçları olabilir ki?” dediğinizi duyar gibiyim. Her şeyden önce her anne ve her bebek farklıdır. Bir kadının gebeliği, diğer kadının gebeliğiyle aynı değildir. Aynısı lohusalık için de geçerli. Elbette genel benzerliklerimiz var, elbette gebeliğin de lohusalığın da bilinen belli süreç özellikleri var. Ancak bunların dışında, hem fiziksel tıbbi durum, hem psikolojik durum dolayısıyla her kadın gebeliğini de lohusalığını da farklı bedensel ve ruhsal tehditler ve fırsatlarla geçirir.

Beslenme düzeni, kilo  alış veriş, mide ve bağırsak sorunları, gebelik şekeri, iş hayatındaki durum, cinsel yaşam, içinde yaşanılan ortam, maddi ve manevi imkânlar, gebelik-düşük- kürtaj sayısı, tansiyon problemi, yaş etkeni gibi pek çok nedenle gebelik de lohusalık da çok başka biçimlerde seyredebilmektedir. Dolayısıyla bir gebeye ya da lohusaya tabii ki önerilerde bulunabilirsiniz ancak bu konuda sınırı aşmak durumunda adeta reçeteli satılan bir ilaç tavsiye etmiş ve olası olumsuz sonuçlara vesile olmuş olursunuz. Üstelik “emiyor mu?” sorusunun listenin başında bulunduğu psikolojik baskı sorularıyla da zaten zorlu bir süreçteki lohusanın tadını iyice kaçırmış bulunursunuz.

Gebelik takibini yaptığım ya da sadece danışmak için ulaşan anne adayları, çevrelerinden gelen öyle önerilerden söz ediyorlar ki adeta herkes benden daha çok doktormuş gibi hissediyorum. Unutmayalım; her gebenin ister özel hastanede ister devlet hastanesinde ister sağlık ocağında bir ebesi, hemşiresi, doktoru var. Sıklıkla gidemeyenler için internet üzerinden doktorların soruları yanıtlayabildiği forumlar ve web siteleri var. Sosyal medya üzerinden benim gibi soruları yanıtlayan çok sayıda uzman var. Ne olur, gebelere ve lohusalara yaren olalım ama doktorluk işine bulaşmayalım.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.